Merhaba canım meslektaşım,

Bir önceki yazımda seni önce benim müşteri adayım olarak sonra da müşterim olarak bir yolculuğa çıkarmıştım. Nasıl müşterinin potansiyel müşteri adayından sadık bir müşteriye dönüştüğünü aktarmıştım. Şimdi ise gel bütün bu süreç içerisine ben nasıl bir çalışma yapıyorum onu anlatayım. Bu işte bir SIR yok canım benim. Planlı, stratejik, adım adım ilerleyeceksin. Gel sana sistemimden bahsedeyim.

Öncelikle sana şunu sormama izin ver. Kendini 5-10 yıl sonra nerede görüyorsun? Çok gıcık bir soru değil mi? Eğer öyle hissediyorsan sen de kurumsal hayatta bir çok görüşmeye gitmiş, insan kaynakları tarafından mülakatta böyle sorulara maruz kalmışsın demektir. Evet ben de bir çok görüşmede bu soruyu sorduklarında sinir olurdum:) Şimdi anlıyorum ki bu soru çok önemliymiş. Arkasından laf ettiğim İK yetkilileri sizden özür dilerim. Günah çıkartıyım biraz:))

Ama ben önce bu soruya cevap veriyorum. Hatta yazıyorum ve hatta her gün görebileceğim bir yerlere asıyorum. Hayal ediyorum. Sonra bu hayalime ulaşmak için ne yapmam gerekiyor planlıyorum. Evet onları da yazıyorum. Bu süre içerisinde hangi eğitimleri alacağım, hangi workshoplara katılacağım, hangi güçlü alanıma yoğunlaşıp, zayıf alanlarımı geliştireceğime kadar oldukça detaylı bir plan.

Ve sonra harekete geçiyorum. Sana bir önceki yazıda anlattığım Kusursuz Müşteri Deneyimini sağlama ve hatta ötesine geçme için iki tane yapmam gereken şey var. Birincisi Mindset yani Düşünce tarzımı geliştirmem ve diğeri de Skillset yani yeteneklerimi geliştirmem.

Bu deneyimi müşterime sağlayabilmek için öncelikle işimi kolaylaştırmam gerekiyor. İdeal müşterimi tanımam, onun karşısına çıkmam, onu ikna etmem, onun bana sadık olmasını sağlamam gerekiyor. Bu adımların her biri için tek tek planlama yapıyorum. Onlarca eğitim alıyor, programlar araştırıyor ve en önemlisi uygulamaya başlıyorum.

Websitemi, Sosyal Medyamı, Müşteri Çekim Rehberlerimi, CRM yani Müşteri İlişkileri Yönetim programımı, Sözleşme, Online Galeri programımı...ve bir sürü adımı tek tek tasarlıyorum. Otomatik emaillerimi, email kampanyalarımı, hangi yöntemi ne zaman kullanacağım, sosyal medyada hangi iletiyi ne zaman paylaşacağım, referans programımı nasıl uygulayacağımı, hediye kartımı ne zaman vereceğimi, kimlerle ne gibi işbirlikleri yapacağımı, hangi mecrada hangi reklamı ne kadar süre yayınlayacağımı... Ve daha bir sürü adımı tek tek planlıyorum. Her birinde kendimi İdeal Müşterimin yerine koyuyorum ve öyle tasarlıyorum. Sonuçta amacım Müşterilerime Zamansız ve Harika fotoğraflar bırakmak. Bu amaç için ne çalışma gerekiyorsa yapıyorum. Ama dur moralin bozulmasın, bunları yapmak yıllarını almayacak. Yani benim aldı tabi ama senin almasına gerek yok.

Bu çalışmaları adım adım yapıyorsun. Buna SSA Baby Steps diyoruz. Çok kısa süre sonra günde sadece 15 dakikanı ayırarak hem karışıklıktan kurtuluyorsun, hem ne yapacağını biliyorsun, hem daha fazla kazanıyorsun, hem daha etkin çalışıyorsun. Yani hep söylediğim Work Hard Play Hard moduna geçiyorsun.

Düşünsene sabah kalkmışsın, çocuğunu okula göndermişsin, kahveni almışsın, açmışsın CRM'ini bakıyorsun. Sadece 15 dakika. Hangi müşterine hangi email gidecekse gönderiyorsun, kime kampanya yapacaksan bir kaç tık ile hallediyorsun, sonra photoshop yapıyorsun. Sonra yeteneklerini nasıl geliştirirsin diye çalışıyorsun. Daha çok yaratacılığına odaklanıyorsun.

Biliyorum bu işin içine girdikçe daha çok çalışıyorsun, daha çok karışıyorsun, bazen yılıyorsun, sarmala giriyorsun, çıkamıyorsun, editler arasında boğuluyorsun, müşteri adaylarınla saatlerce konuşuyorsun, çok vakit kaybediyorsun, keşke benden 3 hatta 4 tane olsa da işim kolaylaşsa diyorsun. Dünyadaki herkesin 24 saati var. Diyorsunki o nasıl bu kadar çok şeyi yapabiliyor ben yemekti, bulaşıktı, temizlikti, çocuğa bak, çekim yap, müşterilere ulaş, aksesuar al, yaratıcı ol, photoshop yap..... ay yazarken yoruldum. Biliyorummm. Ben de aynı şeyleri yaşadım. Ama bu işi yapacaksan, hayallerine ulaşmak istiyorsan bir SİSTEM kurmalısın. Akıllı bir sistem. Planlı, stratejik, düzenli ve akılcı davranmalısın.

Yapabilirsin. Sen bunu yapabilirsin. Nereden başlayacağını ve nasıl yapacağını bilmiyorsun şuan sadece. Ama YAPABİLİRSİN. HA-RE-KE-TE GEÇ.

Destek almak istersen ben buradayım biliyoesun.

Seni seviyorum.

Serap